Bugün ne oldu?
ÖLÜMLERİN TEK SEBEBİ KORONAVİRÜSÜ OLMAYABİLİR..
HaberlerYerel
10.41, 17/03/2020
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
ÖLÜMLERİN TEK SEBEBİ KORONAVİRÜSÜ OLMAYABİLİR..
Bu bir tanıtımdır.
İtalya 22 Şubat'ta koronavirüs nedeniyle ilk ölüm vakasını kaydetmişti. Bundan önce ilk koronavirüs, 23 Ocak'ta Çin'in Hubey eyaletinden gelip Milano havaalanından ülkeye giriş yapan, kısa bir süre sonra Roma'da hastalanan iki Çinli turistte ve 6 Şubat'ta hastalığın çıktığı yer Vuhan'dan yeni dönmüş bir İtalyan vatandaşında görülmüştü. Bu ilk vakaların ardından İtalyan yetkililer,
hastalığın 31 Aralık'ta ortaya çıktığı Çin'e tüm uçuşları yasaklamıştı. Avrupa Birliği (AB) içinde bu tedbiri alan ilk ülke olan İtalya, buna ilaveten uluslararası havaalanlarını da termal kameralarla donatmıştı. İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, özgüvenle "İtalya'nın uyguladığı önleme sistemi Avrupa'nın en katısıdır" demişti."Gerekli önlemler alınmadı" Bu ilk hastalar iyileşerek taburcu edilmişti. Fakat Milano'dan 60 kilometre uzaklıktaki Codogno kasabasında 14 Şubat'ta yeni bir vaka, aile hekimi tarafından basit bir grip olarak değerlendirilip tedavi önerilerek eve gönderilmişti. Hasta sadece iki gün sonra bölgedeki hastaneye akut solunum yolu enfeksiyonu şikâyetleriyle yeniden başvurduğunda gerekli önlemler alınmamış, virüs diğer hastalara ve görevlilere bulaşmıştı.
"Virüs artık o bölgeye yayılmıştı" Vakalar artınca testler yapılmaya başlanmış olmakla birlikte, virüs artık o bölgede yayılmıştı. Bahsedilen "hasta sıfır" (malato zero) Çin'den dönen bir arkadaşıyla buluşmuştu. Fakat daha sonra arkadaşına uygulanan test negatif çıkmış ve DNA incelemesinden virüsün kaynağının Münih veya Finlandiya olabileceği anlaşılmıştı.

"Büyük şehirlere gidip geliyorlar" Enteresan olan, virüsün sadece 16 bin sakini olan Codogno'ya nasıl vardığının bugüne dek anlaşılamamış olmasıdır. Bununla birlikte, tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olan Codogno'nun, sakin bir kasaba olmasına rağmen bu epideminin merkezi olması şaşırtıcı görülmemeli. Kuzey İtalyalılar, nüfusu az ve yeşili bol yerleşimlerde yaşayıp ulaşım imkânlarını kullanarak, her gün çalışma ve eğitim için çevredeki büyük şehirlere gidip gelirler.

Hükümet 22 Şubat'ta epideminin yayıldığı on bir belediyeyi "kırmızı bölge" ilan ederek okulları tatil etti; hatta evden çıkma yasağı uygulayarak karantinaya aldı. Mart başında ise İtalya'daki vaka sayısı AB ülkeleri arasında en hızlı artışı gösterdi. Bu artışın, virüsün ilk ortaya çıktığı Çin dışında dünyadaki ikinci en yüksek artış olduğu görülünce, 4 Mart'ta yurt genelinde ilk, orta ve yükseköğretim kurumlarında eğitime ara verilmesi kararlaştırıldı.

8 Mart'ta ise virüsün yayılmasının önlenemediği görülünce, İtalya Başbakanı Conte, ülkenin kuzeybatısında vakaların en yoğun görüldüğü Lombardiya bölgesinin bütün illerini, bunlara ek olarak da kuzeyde bulunan on dört ilin karantinaya alınması kararını verdi. Sonraki gün ise 60 milyondan fazla insanın hareket özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde, bütün ülke karantinaya alındı.

"Ölümlerin tek sebebi koronavirüs değil" Peki, pandeminin merkezi olan Çin'den ve komşusu Güney Kore'den sonra en çok sayıda vaka nasıl oldu da binlerce kilometre uzaklıkta bulunan İtalya'da ortaya çıktı? Neden İtalya'daki vaka sayısı Çin'le çok daha yoğun ilişkileri olan Japonya'dan bile daha fazla? Bu meselenin anlaşılabilmesi için, elbette İtalya'ya has bazı hususiyetlerin hatırlanması gerekiyor.
Aslında virüs krizini yöneten Sivil Savunma'ya (Protezione Civile) ve medyaya demeç veren uzmanlara göre, bu sebeplerden biri İtalya'nın yaşlı bir nüfusa sahip olması. Maalesef Kovid-19 virüsü bağışıklık sistemi daha zayıf olan ve halihazırda başka hastalıklardan muzdarip yaşlıları doğal olarak daha çok etkiliyor. 
2015 yılında ülkenin 65 yaş ve üzeri nüfus oranı yüzde 22'ye yakınken, 14 yaş altı nüfusu ise sadece yüzde 14'tü. Bu verileri daha iyi anlayabilmek için Türkiye ile bir karşılaştırma yapılabilir. 2015'den beri artış göstermiş olsa da aynı yılda Türkiye'nin 65 yaş üstü vatandaşlarının nüfusa oranı sadece yüzde 8 iken 14 yaş altı nüfus oranı yüzde 26 olarak kaydedilmiştir.

Vakaların fazlalığının sebeplerinden biri de elbette tedbirlerin geç alınmış olmasıdır. Örneğin Türkiye'de İtalya ile bütün uçuşlar 29 Şubat tarihinde durdurulmasına rağmen, İtalya Çin uçuşlarını ancak sonraki gün durdurdu.
 
Sorunun büyümesinin nedeni olarak sayılabilecek bir başka problem de İtalya'daki sağlık sektörüdür. Avrupa ülkeleri arasında en düşük yatak sayısına sahip olan hastaneler İtalyan hastanelerdir.

Diğer taraftan, bazı uzmanlara göre, İtalya buzdağını ancak zirvesi yüzeye çıktıktan sonra fark edebildi. Yani olağan tedavilere cevap vermeyen ilk ağır vaka ortaya çıktıktan sonra Kovid-19 testleri uygulanmaya başlandı. Ayrıca pandeminin mevsim itibariyle griplerin yoğun olduğu bir döneme rast gelmesi de vaka artışları konusunda şüphe uyandırmamış, sadece Çin'den gelen hastalara özel bir protokol uygulanmıştı.
İtalya'nın uyguladığı tedbirler diğer Avrupa ülkelerinde de vakitlice uygulanmazsa maalesef Kovid-19 virüsü başka bölgelerde de benzer bir şekilde hızla yayılacaktır. Eski Başbakan Matteo Renzi'nin ifadeleriyle "İtalya, Avrupa'nın deneme tahtası olmuştur" ve bu İtalya'ya özel bir durum olmasa da sadece ilk vakayı teşkil etmiştir. 
 
Bu bir tanıtımdır.
 
 
 
 
Bu haber 667 defa incelenmiştir.

Habere Yorum Bırakın
Anket
  Düzce'nin en önemli sorunu nedir?
 
  Oyla
SON GELİŞMELER
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz